Eski Cami

Edirne’deki ilk Ulucami’dir. Osmanlı şehirleşme yapısına bakmadan bu camiyi anlayamayız. Osmanlı merkeze bir cami ve devlet binası yani hükumet konağı koyardı. Onun etrafında bedestenler çarşılar olurdu. Bu sistem dalga sistemi şeklinde konumlanmıştı. Bedestenlerden sonra da mahalleler gelirdi. Mahalle içlerindeki evler birbirine yakın ve samimi bir şekilde yapılmış kendine has mimarisiyle dönemin en iyi örneklerini oluştururdu. her evin önünde küçük bir bahçe ve her bahçede gölgelik olacak ağaçlar yer alırdı. Doğa ile iç içe olan bu sistemi görmek için maalesef ülkemizde fazla bir yer kalmadı. Cumalıkızık ve Safranbolu evleri küçük birer örneği diyebiliriz. Her mahallenin bir kapısı olur bu şekilde mahlle kapılarında gece bekçileri durur yabancı kişilerin giriş çıkışları kontrol edirlirdi.

İşte tarihin en güzel şehir planlarından birisi olan bu sistemi artık göremiyoruz. Eski Cami devrin en güzel örneklerinden biridir. Fetret Döneminde kardeş kavgalarında bile ona olan saygı en zirvedeydi. Emir Süleyman ile başlanan inşaatı Çelebi Mehmet tamamladı. Hacı bayram Veli bu camide vaaz verdi. Bursa Ulucami’deki hat sanatlarının benzerleri bu camide de yer almaktadır.

Eski cami ile konuştuğumuzda çok heyecanlıydı. Hızlı ve coşkulu bir sesle “Rüknü Yemane ne bilir misin dedi? İşte o güzel taşlardan birini ben taşıyorum dedi. Tarihin en sancılı dönemlerine şahit oldum ama o dönemdeki bana olan saygı hiç eksilmedi dedi. Padişahlar benim mekanımda kılıç kuşanırlar. Hatta hala Cuma Namazlarında imamlar kılıç çekerek hutbeye başlarlar dedi. Tarihe giden bir köprüyüm ben. Ama artık kimse benimle konuşmuyor. Bana bakıyorlar ama görmüyorlar. Bu özelliklere tarihi kalıntı olarak bakıyorlar. Bana morgdaki bir kadavra gibi davranmaları canımı acıtıyor. Oysa kulak verseler. Tarihi bir uyanışın kıvılcımlarına sahip olduğumu görecekler” dedi.

Evet geleceğe ışık tutacak bir dosttan mabete olan saygıyı dinledik. Hacı Bayram Veli’ye hürmeten onun vaaz kürsüsüne bile saygı gösterildiği bir dönemi anlamaya çalıştık. Okuyamadığımız hat yazılarında kendi kültürümüze ne kadar yabancı olduğumuzu gördük. Bir devrin şehirleşme sisteminin nasıl bozulduğunu anladık. Eğer bu dostlarımıza kulak verirsek çok çalışırsak dünyaya söyleyecek bir sözümüz olduğunu gördük.

Bir gün bu mekanları dolaşan gençlerimiz bu dostları duymaya başlarsa işte o zaman yeniden bir dünya medeniyeti inşa edecek bilince sahip olmuş olacaklardır.

06 Ocak 2019
400 kez görüntülendi

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Ziyaretçilerimiz tarafından yapılan yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN

Bu konu hakkındaki görüşünüzü belirtmek ister misiniz?